hoca maketi yapar ve eleştirilere hiç açık değildir:D

Görsel Medyada Mimarlık

İnşaat piyasası ekonominin lokomotiflerinden biri olarak sayılıyor. Ekonomik kriz nedeniyle mimari üretim azalsa bile durması söz konusu olmadı. Bu durumun somut kanıtı 2008 ve 2009 yıllarının ARKİV Seçkileri’nde gözlemlenebiliyor.

Pazarlama teknikleri açısından mimari projelerin sunumu gün geçtikçe mesleğin içinden olsun ya da olmasın daha fazla göze hitap etmeye başladı. Mimarın projesini üç boyutlu anlatması bile bahsi geçen bu gözler için yeterli olmuyor. Tasarladığı ürünün yaratacağı hayatı da düşünmesi gerekiyor ve bu hayatı sokaktaki insanın gözünden anlatmanın yollarını arıyor. Artık sık sık bir projenin yaşayan halinin perspektif görüntülerine, hatta bu perspektiflerin anlık görüntülerinin oluşturduğu filmlere ihtiyaç duyuluyor.

Bu tip kısa filmlere reklamları izlerken rastlamak mümkün. Hele bu filmlere proje mimarları da eklenmişse etkisi daha uzun süre akıllarda kalıyor. Günlük hayatta mimarların “iç mimar” ve “dış mimar” olarak ikiye ayrıldığını sanan halkımıza az da olsa bir yapı ya da yapı grubunun mimarını ve tasarım ekibini de tanımış oluyor.


Bünyamin Derman’ın yer aldığı Dumankaya Modern’in reklam filmi

Sinema ile mimarlık arasında benzerliklerin ve karşılıklı beslenme ortamının getirdiği bir bağ mevcut. Sinema da yönetmen aynı mimar gibi kafasında canlandırdığı hayal ürününü somut hale getiriyor.

Walter Benjamin “The Work of Art in the Age of Mechanical Reproduction” yazısında bu iki sanat dalının dokunsal ortak noktalarının bulunduğunu, film izleyen kişinin bedeninden kurtulup oyuncularla kurduğu özdeşleşme vasıtasıyla yeni bir bedene büründüğünü, film izleme olayının tüm bedenle yapılan bir süreç olduğunu, mimaride oluşturulan eserin onu görende duyumsanabilen bir özdeşleşme kurarak, kişiyi mekanla, sinemada olduğu gibi bütünleştirdiğini söylüyor.

Her farklı mekan senaryonun işlenişine göre sinematografinin tümüne yayılıyor ve bir zaman – mekan bütünlüğü oluşturuyor.

 

Görsel Medyada Mimarlık
Tıp, hukuk, mimarlık gibi geçmişi çok eskilere dayanan meslekler insanların en ilgilerini çeken seyirlik konuların başında geliyor. Mimarlığı içeren filmlerin çoğunda mimarlar birer kahraman gibi gösteriliyor. Mimarlık mesleği bir hayat biçimine dönüşüyor ve mimarlar yaptıkları işe kendilerini adıyorlar. Sonuçta mimar düşünceleri uğruna dibe batsa bile bu adayışı seyirci onurlu bir yaşam olarak değerlendiriyor.


The Fountainhead’da Gary Cooper

Bu tür bir hikayesi olan 1949 yapımı “The Fountainhead” isimli filmde Gary Cooper idealist bir mimarı canlandırıyor. Howard Roark tüm benliğiyle inandığı mimarlığıyla ilgili dış mihraklara kapılmadan projelerinde tek bir detayı bile değiştirmeyerek bir duruş sergiliyor.

Filmde geçen bir diyalogda şu iddialı sözler geçiyor:
Howard Roark: Eğer benim projemi istiyorsanız, onu olduğu gibi kabul edin ya da hiç etmeyin.

 

Peter Keating (düşük iradeli mesleki rakibi): Herkesin yaptığı şekilde binaları tasarlamaya başlasan iyi olur. Bu sana para, şöhret getirir, çevrende hayranlık uyandırırsın. Böylece bizden biri olabilirsin.

 

Roark: Hiçbir yapı önemsiz değildir. Benim arzu ettiğim şekilde olduktan sonra herkes ve her yer için tasarım yaparım.

 

İşverenler: Sizin bu muhteşem tasarımınızı korumak istiyoruz, sadece keşke biraz daha yumuşatsanız.

 

Roark: Ben işverenlerim için tasarım yapmam. Tasarımlarım için müşterilerim gelir.


The Towering Inferno’da Paul Newman

“The Towering Inferno” filminde ise efsane yıldız Paul Newman’ı dünyanın en yüksek gökdelinin gururlu yaratıcısı olan bir mimar rolünde izliyoruz. ’60’ların modern mimarlığı örnekleri içinde çoğunun rüyalarını süsleyen Los Angeles tepelerinde yer alan bir konutu tasarlayan mimar rolünde Kirk Douglas “Strangers When We Meet” filminde hayranlık uyandırıyor. Bu arada bu konut film sırasında inşa edilmeye başlamış ve hala ayakta sapasağlam duruyor!


Housesitter’da Steve Martin

1992’deki “Housesitter”ın esas mimar oğlanını Steve Martin oynuyor. Gerçek hayatta Trumbell Architects tarafından New York’da tasarlanmış olan postmodern bir konutu nişanlısı Goldie Hawn’a evlilik hediyesi olarak inşa ediyor. Büyük bir şirkette mimarlık yapan Newton Davis’in (Steve Martin) şirket politikaları, hiçbir zaman ödenmeyen fazla mesai saatleriyle ilgili gerçeği yansıtan sorunları bulunuyor. Davis katıldığı bir kokteylde peçete üzerine eskizler çizerek sevilen klişelerden birini de yapmış oluyor.

1982 Avusturalya yapımı bir film olan “Heatwave” ise Stephen West isimli bir mimar Sidney’in merkezinde fütüristik bir konut projesi olan Eden projesini tasarlıyor. Gerçekte Paul Pholeros’un tasarladığı proje için West ekonomik ve siyasi problemlere karşı savaş veriyor. Bu savaş sırasında West “Howard Roark” gibi davranmakla bile suçlanıyor.

2001’de “Life As a House” filmi şansı yaver gitmeyen bir mimar olan George Monroe karakterinin öyküsü. Kevin Kline’ın canlandırdığı mimar güncelliğini koruyamadığı için işinden kovuluyor. Bu talihsiliği hayatının aşkı olan karısıyla boşanması izliyor. Girdiği bunalım sonucunda bir gece o zamana kadar yaptığı tüm maketlerini parçalayan mimarın hayatı kanser olduğunu öğrenince daha da kararıyor. Kalan hayatını hep bahsettiği o evi yapmak için harcıyor.

1987 yapımı İtalya’da geçen bir başka dramatik hikaye ise “The Belly of an Architect” filmine malzeme oluyor. Brian Dennehy, Stourley Kracklite isimli Şikagolu bir mimarı oynuyor. İtalya’da fazlasıyla hayranı olduğu Fransız mimar Etienne-Louis Boullée’e kafayı takan mimar evliliği çatırdarken aynı zamanda mide kanseriyle cebelleşiyor.


Three Men and a Baby’de Tom Selleck

Aynı yıla ait bir başka film ise “Three Men and a Baby”. “Magnum” Tom Selleck tabancasını bırakıp eline t-cetvelini aldığında mimar Peter Marshall karakterine bürünüyor. Başarılı mimar kendi tasarladığı modern çatı katı dairesinde kendi gibi metroseksüel iki arkadaşıyla kalırken günün birinde kapıya bir bebek bırakılmasıyla birlikte hayatı altüst oluyor. Sık sık bebek bakımındaki zorlukları mesleğiyle karşılaştıran Marshall bir keresinde “50 katlı gökdelen inşa ettim, geleceğin şehirlerini kurdum. Kahrolası bir bebek bezini mi bağlayamayacağım?!” diye isyan ediyor.

Mimarlık mesleği beraberinde cazibe getiren mesleklerden biri. Mesleğin dışında olan kadınların çoğu hala bir erkeğin mimar olduğunu öğrendiğinde iç geçiriyor. “Two for the Road’ filminde mimar rolündeki Albert Finney için Audrey Hepburn ve Jacqueline Bisset rekabete tutuşuyor. Benzer bir durum “Intersection” da Richard Gere’in başına geliyor ve Sharon Stone ve Lolita Davidovich arasında bir seçim yapmak zorunda kalıyor.


The Lake House’ta Keanu Reeves


My Super Ex-Girlfriend’de Luke Wilson

“The Lake House”ta Sandra Bullock ‘un tutkun olduğu Keanu Reeves bir mimarı canlandırıyor. “My Super Ex-Girlfriend”de süper kahraman olan Uma Thurman mimar rolündeki Luke Wilson için ortalığı yıkıyor. “The World of Suzie Wong” filminde Bay Bridge’de çalışmaya başlayan mimarı William Holden oynuyor ve başarılarının yanı sıra etrafındaki güzel kadınlarla seyiriciyi kıskandırıyor.


Click’te Adam Sandler

“Click” isimli komedi filmde mimar rolünü Adam Sandler üstleniyor. “Sleepless in Seattle”daki performansıyla Tom Hanks aslında uykusuzluğa alışık olan mimarların yarasına tuz basıyor.


Sleepless in Seattle’da Tom Hanks

1934 yılının korku klasiği “The Black Cat” filminde ise Boris Karloff kötü kalpli, cani bir mimarı oynuyor. Çok tartışma yaratan “Indecent Proposal” da koca rolündeki Woody Harrelson aynı zamanda Louis Kahn hayranı bir mimar.


Indecent Proposal’da Woody Harrelson


Binbir Gece dizisinde Bergüzar Korel uygulama projesini 15 günde nasıl yetiştireceğini düşünürken


Şehrazat ARKIMEET’e gider iken

“Indecent Proposal” filminden bahsetmişken Türk versiyonu (dizideki para 1 milyon Dolar yerine, 150.000 TL) “Binbir Gece” Türkiye’nin mimarlık dizisi olarak gündemi meşgul etmişti. Mimarlık dünyasındaki erkek egemenliği sinemada da sürüyor gibi gözükse de dizinin esas kızı Bergüzar Korel’in canlandırdığı Şehrazat karakteri 15 günde bir gökdelenin uygulama projesini tek başına çizebilecek kadar yetenekli bir kadın mimar. “Firewall”da Virginia Madsen ve “One Fine Day”de Michelle Pfeiffer’ı güçlü kadın mimarlar olarak izliyoruz.


Firewall’da Virginia Madsen


One Fine Day’de Michelle Pfeiffer

Bir New Yorklu olmaktann gurur duyan Ted Mosby ise How I Met Your Mother’ın baş kahramanlarından biri. Önce bir şirkette mimarlık yapan Ted, daha sonra evinde tek başına çalışmaya başladı. Bir kovboy müşterisi için şapka şeklinde bina tasarlamaya kalkışan mimar bu işte de dikiş tutturamayınca üniversitede profesör olarak ders vermeye başladı.

Ted’in rakibi olan İsveçli mimarlar “Svens”

Mimarların mesleklerine olan sıradışı tutkusu başka tutkuları da tetikliyor. Bu durum Seinfeld dizisinde George Costanza karakterinin mimar olduğuna dair birçok kere yalan söylemesine neden oluyor.

Hatta bir keresinde dizide şu diyaloğa yer veriliyor:
George: Tüm bunların dışında, Steven Koren en yüksek hevese sahip. Kendisi mimar olmak istiyor!

 

Wyck: Gerçekten mi?

 

Steven: Aslında, belki görüşülerimi biraz daha yükseltebilirim.

George:
Steven, mimardan daha üstün bir şey yoktur.

Steven:
Aslında bir şehir plancısı olmayı isteyebilirim. Tüm şehri tasarlayabilecekken neden tek bir binayla kendimi sınırlandırayım ki?

 

Wyck: Tabi, iyi bi nokta.

George:
Hayır değil.

Steven:
Mimar dediğin kişi sadece sanat okulunu bırakmış, hareketli bir çizim masası ve koca bir cetvele sahip değil mi?

George:
Ona “T Cetveli” denir!

Wyck:
Bilirsin, dernektekteki en aptal adam mimar oldu. Tabi diş hekimliği fakültesinde çaktıktan sonra! Tebrikler genç adam.

“There’s Something About Mary”de Matt Dillon Cameron Diaz’ı etkilemek için mimarmış gibi davranıyor.


Mimarlar O’na, O mimarlara özeniyor

Gerçek hayatta ise işler bazen tam tersine dönebiliyor. Ego limiti belirsiz olan aktörlerden Brad Pitt mimarlığa karşı beslediği aşırı ilgisinin sonucu olarak Frank Gehry’den dersler alıyor.


The Simpsons’ın konuğu Frank Gehry

Hakkında Tepebaşı’nda bir kültür merkezi tasarladığına dair hala dedikodular bulunan Frank Gehry The Simpsons’ın konuğu oldu. Springfield için bir konser salonu tasarlıyor.


Evreka! Gehry konser salonunu tasarladı bile!

Çizgi filmler ve fantastik sinemada sıkça mimar karakterlere rastalayabiliyoruz. Örneğin Matrix Reloaded’da matrixin yaratıcının bir mimar olduğu açığa çıkıyor ve tasarımılya ilgili “Tasarladığım ilk matrix, doğal olarak mükemmeldi. Bir sanat eseriydi. Hatasız, haşmetli. Bu zafere eşdeğer tek şey muazzam başarısızlığıydı. Her insanda bulunan kusurların sonucu olarak yok olmasının kaçınılmazlığı artık benim için çok açık. Bu yüzden, tarihinizi temel alarak doğanızın garipliklerini yansıtacak şekilde tekrar tasarladım. Ama bir kez daha başarısızlık yüzünden hayal kırıklığına uğradım,” diyor.


Bugs Bunny

Bunun dışında sevgili arkidişimiz Bugs Bunny’nin mimar olarak karşımıza çıktığı bölümler de bulunuyor. Şirinler köyünün de bir mimarı bulunuyor. Ismi tabi ki de “Mimar Şirin”. Bir bölümde bir gökdelen inşa ediyor ve Şirinler bu gökdelene yerleşiyor. Ama bir yangın gökdeleni yerle bir edince yine herkes Şirin Köyü’ne geri dönüyor.

Mimarların kurgu hayatlarını yansıtan filmlerin yanı sıra gerçek mimarları konu eden filmler de mevcut:
Frank Lloyd Wright – Johnson Wax Administrative Building
Santiago Calatrava – Satolas
Peter Zumthor – The Thermae of Stone
Daniel Libeskind – Jewish Museum Berlin
Charles Garnier – The Opera Garnier
Zaha Hadid’le Bir Gün
Sketches of Frank Gehry by Sydney Pollack
Maya Lin – A Strong Clear Vision
My Architect: A Son’s Journey
The Films of Charles & Ray Eames
Frank Lloyd Wright – A film by Ken Burns and Lynn Novick
Antonio Gaudi
I.M. Pei – First Person Singular/The Museum on the Mountain
Philip Johnson: Diary of An Eccentric Architect
5 Films About Christo and Jeanne-Claude

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s